Osmanlı’nın her anlamda dünya tarihine damgasını vurduğu dönemin önemli figürlerinden Sinan, aslen Kayserili bir devşirmedir ve asıl uzmanlığı askeri yapılardır. Yani günümüz ordularında istikham subaylarının üstlendiği görev ile devlet hizmetine başlamıştır. Dehasını ortaya koyarak basamakları hızlı bir şekilde tırmandığında Mimarbaşı olarak hayatının büyük bir bölümünü mimarlıkla geçirmiştir. Tarihimizin en önemli figürlerinden olan Mimar Sinan’ı tarihsel olaylar ve efsaneler üzerinden daha derin tanıyalım.

Mohaç Meydan Savaşı

 

Mohaç Meydan Savaşı

Ağırnaslı Sinan tarih sahnesinde ilk kez bu savaşta isminden söz ettirdi diyebiliriz. 13 günde inşa etmeyi vaat ettiği köprüyü söz verdiği süre içinde Kanuni’ye sunan Sinan, bu şekilde dehasını ilk kez gün yüzüne çıkartma şansını yakaladı ve savaşın kazanılması noktasında çok büyük rol oynadı. Köprü için kullandığı teknik o günün yaklaşımları açısından en basit anlamda yenilikçi olarak nitelendirilebilir.

Süleymaniye Cami

 

Süleymaniye Cami

Sinan’ın kalfalık eseri olarak adlandırdığı bu eserinde kendisinden imparatorluğun gücünü ve büyüklüğünü yansıtması istenmişti. Dört minare ve on şerefe; Kanuni’ninİstanbul’un fethinden sonraki dördüncü ve toplamda da onuncu padişah olmasını sembolize eder.

Nargile Efsanesi

 

Nargile Efsanesi

Süleymaniye Cami inşaatın gecikmesi ile birlikte Kanuni’nin çevresindekiler Sinan hakkında olumsuz görüşler bildirirler ve hakkında kara propaganda çalışmalarına başlarlar. Kanuni’nin kulağına Sinan’ın cami inşaatında nargile içtiği söylentisi çalınmıştır ve Kanuni bu durumu yerinde gözlemlemek ister, hayli sinirlidir. Sinan’ın söylentilere uygun olarak cami inşaatının merkezinde nargile içtiğini gözleri ile görür ve yaklaşarak, sinirle bunun hesabını vermesini ister. Kısa zaman içinde Sinan, nargileyi bir ses kaynağı olarak kullandığını ve Anadolu’dan getirdiği turşu fıçılarını dört bir yana koyarak sesin yayılması için bir düzen kurduğunu uygulamalı olarak anlatır.

İs Odası

 

İs Odası

Elektiriğin olmadığı bir dönemde devasa bir yapıyı aydınlatmanın yolu mumlar ya da kandillerdi. Ancak kapalı alanda bu mum ve kandillerin ürettiği is o dönemin mimarlarının karşısına büyük bir sorun olarak çıkıyordu. Sinan, Süleymaniye’nin kubbesinde inşa ettiği is odası ile tüm yapı içindeki isi bu odaya yönlendirmeyi başardı ve aynı zamanda bu isten kalitesi çok üstün mürekkep üretti.

Yumurta Kıtlığı Efsanesi

 

Yumurta Kıtlığı Efsanesi

Sinan büyük bir inşaata başladığında efsaneye göre tüm Anadolu’da yumurta kıtlığı yaşanırdı. Bu kıtlığın sebebi Sinan’ın inşaatlarının temelinde kullandığı yumurta akından imal ettiği harçtı.

Mektup Efsanesi

 

Mektup Efsanesi

Mimar Sinan’ın en çok bilinen eserlerinden biri olan Şehzade Cami’nin 1990’lı yıllardaki restorasyon çalışmalarında Sinan tarafından kaleme alınan bir mektup bulunduğu iddia edildi. Bu mektupta caminin restorasyon çalışmalarına ihtiyaç duyulacağı zamanı 400 yıl önceden tahmin eden Sinan’ın, hammadde ve yapı teknikleri konusunda kendinden 400 yıl sonra bu yapıda çalışacak mimar ve mühendislere zarif bir dil ile yol gösterdiği söyleniyor.

Ayasofya’nın Mimar Sinan Üzerindeki Etkisi

 

Ayasofya'nın Mimar Sinan Üzerindeki Etkisi

Sinan’ın mimarbaşı makamına gelmesi ile birlikte tüm hayatını Ayasofya’yı anlamaya adadığı söylenir. Öyle ki. Ayasofya’nın elde olan planları üzerinde çalışmalar yaptığı biliniyor. Ayasofya’nın Sinan üzerindeki etkisini görmek isteyenlere İstanbulTophane’deki Kılıç Ali Paşa Cami’yi incelemeleri önerilir. Zira bu iki yapı birbirinin ikizi olarak nitelendiriliyor.

Selimiye Cami

 

Selimiye Cami

Sinan’ın Sarı Selim’in emri ile çok sevdiği Edirne’de inşa ettiği bu eserinde mimarlık ve mühendislik disiplinlerine ders niteliğinde yenilikler kattığı biliniyor. Özellikle zamanının ötesinde geliştirdiği kubbe sistematiği bu yapıyı eşsiz kılıyor. Sinan’ın ustalık eseri olarak adlandırdığı bu eserde esneyip, hareket edebilen minarelerin oturduğu temeller günümüz bilim adamları tarafından halen tam olarak anlaşılabilmiş değil. Konumu itibariyle Edirne’nin her yerinden görülebilen Selimiye, özellikle orduları sefere çıkarken uğurlayan, sefer dönüşünde de selamlayan bir özelliğe de sahipti.

Ters Lale Efsanesi

 

Ters Lale Efsanesi

Selimiye’nin içindeki bir sütunda yer alan gizemli ters lale aslen bir efsaneye işaret ediyor. Efsaneye göre caminin inşaatının planladığı bölgede denk gelen bir lale bahçesinin sahibi uzun bir süre malını satmamakta ısrar etmiştir. Sinan bu inatçı mal sahibini caminin içinde bir lale figürü yaparak ikna etmiştir. Cami içindeki lale figürü bu lale bahçesini temsil ederken, figürün ters olmasının sebebi de yine bu mal sahibinin ters karakteriyle açıklanmaktadır.

Aşkın İspatı

 

Aşkın İspatı

Sinan’ın Kanuni’nin tek kız evladı Mihrimah Sultan’a derinden bir aşk ile bağlı olduğu iddia edilir. Bu aşkını İstanbul’un iki yakasına inşa ettiği iki cami ile ölümsüz kılmıştır. Bu iki caminin arkasında inanılmaz bir mesaj ve Sinan’ın dehası gizlenmiştir. Mihrimah’ın kelime anlamı olan ay ve güneş bu gizli mesajın çıkış noktasıdır. Aynı zamanda Mihrimah Sultan’ın doğum günü olan, gece ve gündüzün eşit olduğu 21 Mart gününde Edirnekapı Mihrimah Sultan Cami’nin iki minaresi arasından güneş batarken, Üsküdar’daki Mihrimah Sultan Cami’nin iki minaresi arasından ay doğar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.