KAPASİTE KAVRAMINA GENEL BAKIŞ…

 

1998 Yönetmeliğinden itibaren mühendislerin hayatına kapasite kavramı etkin bir şekilde girdi.İnşaat Mühendislerinin kapasite kavramını bilmesi, onların proje hazırlarken daha bilinçli davranmalarını saglayacaktır.

 

İnşaat Mühendisleri 1998 yılına kadar ne yapıyorlardı ona bakalım:

Önce İnşaat Mühendisi yükleri belirliyordu, deprem bölgesi ve zemine göre deprem kuvvetleri hesaplanıyordu.Bu yüklere göre statik ve dinamik analiz yapılıp, her elemana gelen kesit tesirleri hesaplanıyordu.Sonra ilgili eleman bu kesit tesirlerine göre dizayn edilip bazen boyutları da değiştiriliyordu.Yani amaç elemana gelen kesit tesirlerinin karşılanmasına yönelikti.Bir elemanda dış yüklerden dolayı 3 birim kesit tesiri oluşmuşsa, mühendis elamanın dayanımını 3.1 birim olarak ayarlayıp dizaynı bitiriyordu.Mantık olarak da bu yaklaşım doğruydu.Elemen kendisine gelen kuvvetten daha fazla dayanıma sahipse problem çıkmaz.

 

Şimde gelin 1998 sonrası duruma bakalım:

1998 den sonrada mühendisler gerekli yüklemeleri yapıp statik ve dinamik analizlerini yapıyorlar.Ancak mühendisin işi 1998 den önce olduğu gibi hemen bitmiyor.Mühendis seçtiği tüm elemanlarında mevcut seçilmiş duruma göre kapasitesini hesaplamak zorunda.İşin zor tarafı bu.Eğer hesapladığı kapasite bir kiriş kapasitesi ise , bu kapasiteden daha büyük bir kapasiteye sahip kolon yapmak zorunda.Kolon gelen dış etkilere karşılasa bile bu yetmiyor.Mutlaka kendine baglanan kirşlerin kapasitesinden daha buyuk kapasiteye sahip olması gerekli.Şöyle düşünelim:Bir kolona 4 birim kuvvet etkiyor.Kolonu 4.1 birme göre dizyn edip işi bitirmek isteyebilirsiniz.4.1>4 olduğundan problem olmaz diye düşünürsünüz.Ancak, bu kolona bağlı 5 birim kapasiteye sahip bir kiriş varsa artık dış etkiler ikinci plana düşer.Siz bu takdirde kolonu 5.1 birim kapasiteye göre dizayn etmek zorundasınız.Yani bir eleman diğer bir elemanın dizaynınıda etkiliyor.Artık eskisi gibi güvenli tarafta kalalım diye gereğinden buyuk elemanlar seçmek insanı ekonomiden uzaklaştırıyor.Gereğinden buyuk seçilen kiriş , gereğinden buyuk seçilen kolona zemin hazırlıyor.İyi bir mühendis proje aşamasında kapasite kavramını aklından çıkarmamalı, bir elemanda yaptığı değişikliğin diğer bir elemanda etkisinin olabildiğini her zaman düşünmelidir.Taşıyıcı sistem artık bir bütündür, lokal hesap kabul etmez.Lokal hesap yaparsanız ancak kendinizi kandırmış olursunuz.

Kapasite kavramına şimdi birde yerinde imalatlar açısından bakalım.Yani şantiyedeki yansımalarına bakalım.BAZILARI HALA PROJEDE GÖRÜNÜNDEN FAZLA DONATIYI ATMAYI İŞ YAPTIM SAYAR.Onlara göre fazla donatı atmak(proje harici) yapıyı daha güvenli kılmaktadır.Bir elemana proje harici fazladan bir donatı atarsanız o elemanın boyutlarını değiştirmeseniz bile kapasitesini artırmış olmanız  anlamına gelir.Bir elemanın kapasitesinin artması ise ona bağlı diğer elemanda zorun çıkması anlamına gelebilir.Mesela fazladan bir kiriş donatısı attığınızı düşünün.Ne olur ? Kiriş kapasitesi artar, Kiriş kapasitesi artınca birleşim bölgesinde kolon kesme yüzeyinin de dayanımının artması gerekir.Bu durumda normalde kolon kiriş kesme güvenliği kurtaran bir birleşim artık kurtarmayabilir.Yani kolon kirşten önce zarar görme riski artar, yani gevrek kırılma riski artar.Gördüğünüz üzere sünek olan bir sistem fazla donatı nedeniyle gevrek hale gelebilir.Atacagınız bir donatı bazen kirişin kolondan daha güçlü olmasını saglayabilir.Fazla donatı atmak en az , eksik donatı atmak kadar zararlıdır.Bana sorarsanız eksik donatı atmaktan daha fenadır.

 

 

 

Ahmet ÇELİKKOLLU

İnşaat Mühendisi

ESKİŞEHİR

acelikkollu@hotmail.com

0 541 973 01 51

2 YORUMLAR

  1. elinize kaleminize sağlık Ahmet bey. Yazı için teşekkürler. Sizinde dediğiniz gibi

    “Fazla donatı atmak en az , eksik donatı atmak kadar zararlıdır.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here