Home / YAZARLAR / AHMET ÇELİKKOLLU / DEPREMDE AYAKTA KALACAK BİNALAR

DEPREMDE AYAKTA KALACAK BİNALAR

(Yazı betonarme yapılar düşünülerek yazılmıştır)

“Ayakta kalmış bina” ne demek önce onu açıklayayım ki, kavram kargaşası yaratmayalım. “Ayakta kalmış bina”‘dan kastım, deprem sirasında bina çatlayacak, kirişler eğilecek, bükülecek, düşey tasıyicı elemanlarda da hasarlar olusacak, bina icerisindeki eşyalarınız da kullanılamayacak duruma gelecek ama siz elinizi kolunuzu sallayarak binaya terkedebileceksiniz. Bir bina deprem sonrası, bahsettigim durumda ise bina “Ayakta kalmış bina”dır.

Deprem sonrası ” ayakta kalacak bina” tasarlamak kolay değildir. Koca koca kolonlar koymakla, her üç metrede kolon atmakla, fazladan demir(donatı) atmakla, C30 yerin C35 beton atmakla, eksik katlı bina yapmakla, radye temel uygulamakla “ayakta kalacak bina” tasarlayamazssınız. Malesef bazı inşaat mühendisleride dahil bunları yaptıginda, ” ayakta kalacak bina” tasarladıgıni sanıyor.

Peki o zaman ayakta kalacak bina nasil tasarlanır?

Basitçe düşünelim. Bir yapının ayakta kalması için, düşey elemanlarının(kolonlar gibi) ayakta kalması yeterlidir. İste tasarım prensibi bu olmalıdır. Yapıyi kolon tarlasına çevirmekle bunu sağlayabilirmisiniz?, sağlayamazssınız yada büyük ebatlı kolonlar kullanmakla bunu yapabilirmisiniz? Yapamazsınız. Kolon tarlasındaki kolonlariniz da yıkılabilir, büyük ebatli kolonlarinizda yıkılabilir.

O halde “ayakta kalacak bina” tasarlamak için başka şeyler düşünmek gerekir.

Deprem, dışarıdan yapiya etkiyen bir kuvvet değildir. Bir rüzgar kuvveti gibi değildir, bir sabit yük gibi değildir. Deprem kuvveti, bizzat yapının kendi oluşturdugu bir kuvvettir. Kütle olan her yerde deprem kuvveti oluşur.Döşemede, kirişte, kolonda her yerde.

Şimdi bir soru sorayım : Hiç kiriş kırıldığı için, döşemeler eğilip büküldüğü için çöken bir binaya rastladınız mı? Ben rastlamadım da duymadımda. O halde kirişleri egilip bükülen binalar, döşemeleri şekilden şekile giren binalar, kolonlar ayakta ise “ayakta kalan binalar” dir diyebiliriz. Ayakta kalsin diye tasarlanan binalarda, düşey elemanlar en son zarara uğrayacak şekilde tasarlanmalıdır. Buradan şu sonucu çıkarmayın :”o zaman kolonlar çok güçlü olmali, icine donatıyı yığmalıyız” Bahsettiğim bu değil. Eger kolonun kapasitesi 1 birim ise, ona bağlanan kirißlerin kapasitesi 0.9 birim olacak. Eger kolonun kapasitesi 10 birim ise ona bağlanan kirişlerin kapasitesi 9.9 birim olacak.Eger kolonun kapasitesi 100 birim ise ona bağlanan kirislerin kapasitesi 99.9 birim olacak. Göruldugü gibi bir kiyaslama var. Bir elemanin başka bir elemana göre kıyaslanması söz konusu. Bu kaideye uyduğunuz surece depremde ayakta kalacak bina tasarlamış olursunuz. Nerede, nasil bina yapacak olursanız olun, depremde ayakta kalacak en garantili tasarim(benim bildiğim en garantili tasarim), kolonların kirişlerden bir tık daha güçlü olduğu tasarimlardır.Yapida beklediģiniz deprem kuvveti oluşsa da, beklediginizden büyuk deprem kuvveti oluşsa da, bu tur tasarim da bina ayakta kalır(can kaybı olmaz). Aklıniza şöyle bir soru gelebilir:
“Tasarladığim deprem kuvvetine gore anladımda, tasarladiğim kuvvetten daha büyuk bir deprem kuvveti oluştugundaki durum nasil boyle olur?”

Siz boyle bir tasarım yapmakla , aslinda hasarların oluş sirasını belirliyorsunuz. Yaptıginiz bu. Yani 1 birimlik tasarim depreminde olusacak hasarlar kirışte basliyor sonra kolona sirayet ediyor, 5 birimlik depremde de hasarlar kiriste başliyor kolona sirayet ediyor yada hesapladiginiz deprem kuvvetinin çok üzerindeki bir kuvvette de mesela 10 birimlik bir depremde de hasar kirıste baslayıp kolona sirayet ediyor. Binanın ayakta kalması ne demekti, her halukarda hasarlar kiriste olussun, yapidaki tüm kirisler bitince kolonlara sirayet etsin. Dolayisiyle deprem kuvveti ne olursa olsun her halukarda hasarlarin kirisler de basladigı binalar ayakta kalan binalardır. Bu binalarda can kaybi olmaz(az olur)

Yönetmelikleride bir kenara birakalim. Esas hedef insan hayatı değil mi? O zaman insan hayatini önemseyen tasarım yapmak mühendisin gorevidir diyebiliriz. Boyle bir tasarimda depremde ayakta kalan binalar ile olur…Nasil tasarlarsak tasarlayalim, ilk catlakları kirislerde gorelim. Yapmamız gereken tek şey bu…

Ahmet CELIKKOLLU
Insaat Muhendisi
ESKISEHIR

Hakkında Ahmet Çelikkollu

İlkokulu porsuk ilkokulunda okudum. Ortaokulu cumhuryet lisesi orta bölümünde bitirdim. Liseyi yatılı olarak demiryolu meslek lisesinde okudum. Mecburi hizmet için Malatyada TCDD de göreve başladım. TCDD den istifa ederek anadolu üniversitesi inşaat fakültesine kayıt yaptırdım. 1987 yılında Anadolu Üniversitesi mühendislik mimarlık fakültesinde ögretime başladım. Alt yapı firmalarında, inşaat firmalarında ve proje firmalarında çalıştım. (ESKİŞEHİR, İSTANBUL, KÜTAHYA, KARS,BİLECİK,TOKAT VB). Devlet memuru olarak belediyelerde görev yaptım.

Ayrıca Kontrol Et

BETONARMEDE SÜNEK VE GEVREK DAVRANIŞ

(Yazı betonarme sistemler düşünülerek kaleme alınmıştır) İnşaat Mühendisleride dahil olmak üzere hemen herkes süneklik deyince, …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir