Barok Mimari Nedir?

0
2
Dolmabahce Palace

Barok Mimari, 17. yüzyılın başlarında İtalya’da ortaya çıkan ve kısa sürede Avrupa’nın büyük bir bölümüne yayılan, mimaride hareket, dramatik etki, duygusal yoğunluk ve görsel ihtişamı merkeze alan bir mimari akımdır. Rönesans mimarisinin dengeli, ölçülü ve akılcı kompozisyon anlayışına karşı gelişen bu üslup, mimariyi yalnızca fiziksel bir yapı olmaktan çıkararak izleyici üzerinde güçlü bir duygusal etki yaratmayı amaçlayan bütüncül bir sanat formuna dönüştürmüştür.

“Barok” kavramı Portekizce barroco sözcüğünden türemiştir ve “tam yuvarlak olmayan, düzensiz inci” anlamına gelir. Bu etimolojik köken, Barok sanatın klasik estetik kuralların dışına çıkmayı hedefleyen karakterini açıkça yansıtmaktadır. Barok mimaride kusursuz simetri ve ölçü anlayışı yerini bilinçli abartıya, kıvrımlı formlara ve teatral mekân kurgularına bırakmıştır.

Barok Mimari’nin Ortaya Çıkışı

Barok mimari ilk olarak Roma ve çevresinde gelişmiştir. Bu sürecin başlangıç noktası olarak kabul edilen yapı, Gesu Kilisesi’dir. Bu yapı ile birlikte mimaride cephelerin durağan bir yüzey olmaktan çıkarak hareketli ve derinlikli bir kompozisyona dönüştüğü görülmektedir. Eğrisel çizgiler, çıkıntılı cephe düzenleri ve yuvarlatılmış köşeler, Barok mimarinin erken dönem karakteristiklerini oluşturmuştur.

Bu dönemde mimari, özellikle Katolik Reformu’nun etkisiyle, dini yapılar üzerinden halk üzerinde güçlü bir ruhani ve duygusal etki yaratmayı amaçlamıştır. Bu nedenle Barok mimari, yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda ideolojik ve temsil gücü yüksek bir araç olarak değerlendirilmelidir.

Interior sight in the baroque Church of the Gesù in Palermo. Sicily, Italy.

Barok Mimari Anlayışında Mekân ve Biçim

Barok mimaride mekân algısı durağan değildir; aksine sürekli hareket hissi uyandıracak biçimde kurgulanmıştır. Oval planlar, içbükey ve dışbükey yüzeyler, kesintisiz mekân geçişleri ve akışkan hacimler bu anlayışın temel göstergeleridir. Yapının kütlesi, klasik mimaride olduğu gibi tek bir bakış noktasından algılanacak şekilde değil; farklı açılardan farklı etkiler yaratacak biçimde tasarlanmıştır.

Klasik mimarinin temel ögeleri olan sütunlar, kubbeler ve alınlıklar Barok dönemde tamamen terk edilmemiş; ancak bu ögeler alışılmış oran ve biçimlerinden koparılarak daha dinamik, daha etkileyici bir anlatım dili içinde yeniden yorumlanmıştır.

Baroque Architecture: Everything You Need to Know | Architectural Digest

Işık, Süsleme ve Duygusal Etki

Barok mimaride ışık, yalnızca işlevsel bir aydınlatma unsuru değil, mimari anlatımın temel bileşenlerinden biridir. Pencereler ve açıklıklar, iç mekânda bilinçli olarak dramatik ışık–gölge karşıtlığı yaratacak şekilde düzenlenmiştir. Resim sanatında chiaroscuro olarak tanımlanan bu anlayış, Barok mimaride mekânın ruhani ve teatral etkisini güçlendirmiştir.

İç mekânlarda yoğun biçimde kullanılan altın varaklı süslemeler, büyük ölçekli freskler ve heykeller, mimariyi diğer sanat dallarıyla bütünleştirmiştir. Tavanlarda yer alan fresklerde sıklıkla perspektif yanılsamaları kullanılarak mekânın sınırları görsel olarak ortadan kaldırılmış, izleyicide sonsuzluk hissi yaratılmıştır.

Baroque Interiors: The Opulence, Drama, and Grandeur of 17th-Century Design - Design Dash

Avrupa’da Barok Mimari Örnekleri

Barok mimari, İtalya’dan sonra Fransa, Almanya, Avusturya, İspanya ve İngiltere’de farklı yorumlarla uygulanmıştır. Fransa’da Barok, özellikle saray mimarisi üzerinden daha düzenli ve kontrollü bir biçim kazanmış; mutlak monarşinin gücünü simgeleyen anıtsal yapılar ortaya çıkmıştır. Almanya ve Avusturya’da ise Barok mimari, iç mekân süslemelerindeki aşırı zenginlik ve dramatik etki ile ön plana çıkmıştır.

Bu bağlamda Versailles Sarayı, Rezidans Würzburg, Trevi Çeşmesi ve Aziz Paul Katedrali Barok mimarinin Avrupa’daki en güçlü temsilcileri arasında yer almaktadır.

https://images.openai.com/static-rsc-3/nr_aGYOVNbcpugWXMSkcv1Yr5VM_8MeHWSNQ2jamnLOByUnSnkOYCSntlCQeDQY3XqNDvI6zMgySSjkNuaUThRDxl6oWDwxJ6yUqFVgmb_I?purpose=fullsize

Türkiye’de Barok Mimari

Barok mimari Osmanlı coğrafyasına 18. yüzyılın ortalarından itibaren girmiştir. Bu dönem, Osmanlı mimarisinde Batılılaşma eğilimlerinin belirginleştiği bir kırılma noktasıdır. Osmanlı Baroğu olarak adlandırılan bu üslup, klasik Osmanlı mimarisinin temel şemasını korurken cephe düzenlemeleri, süsleme anlayışı ve mekânsal detaylarda Barok etkiler taşımaktadır.

İstanbul’da yer alan Nuruosmaniye Camii, Dolmabahçe Sarayı, Beylerbeyi Sarayı ve Malta Köşkü bu sürecin en belirgin mimari örnekleri arasında yer almaktadır.

https://images.openai.com/static-rsc-3/82M-k0_ciLA33i8V_ogcXzJZ2GGNWWg2h1gSQA6DvbbmBac324qXHRSs9tJ4e0i4imeK9-KxddgjjvVtui_LIxNfxZY6M-EFRLxRbDfgpbo?purpose=fullsize

Sonuç

Barok mimari, mimarlık tarihinde yalnızca biçimsel bir değişimi değil, mekânın algılanış biçiminde köklü bir dönüşümü temsil etmektedir. Hareket, dramatik etki ve duygusal yoğunluk Barok mimarinin temel belirleyicileri olmuş; mimari, izleyiciyi etkilemeyi amaçlayan çok katmanlı bir anlatım aracına dönüşmüştür. Günümüzde Barok, yalnızca tarihsel bir dönem adı değil; aynı zamanda abartılı, yoğun ve etkileyici anlatım biçimlerini tanımlayan evrensel bir kavram olarak kullanılmaya devam etmektedir.

 

Kaynakça

Blunt, A. (1982). Baroque and Rococo: Architecture and decoration. Harper & Row.

Boucher, B. (1998). Italian Baroque sculpture. Thames & Hudson.

Hersey, G. (2000). Architecture and geometry in the age of the Baroque. University of Chicago Press.

Norberg-Schulz, C. (1980). Meaning in Western architecture. Rizzoli.

Summerson, J. (1993). The classical language of architecture. Thames & Hudson.

Wittkower, R. (1999). Art and architecture in Italy, 1600–1750 (3rd ed.). Yale University Press.

Yılmaz, M. (2014). Osmanlı mimarisinde Batılılaşma ve Barok etkiler. Yapı Kredi Yayınları.

Barok Mimari Nedir?